“Teşbihte Hata Olmaz” & “Eda Soylu – Anneannemin Evinden Kalanlar”

0
Harita yükleniyor...

Tarih/Saat
Date(s) - 02/03/2018 - 07/04/2018
00:00

Mekan
Mixer

Kategoriler


Mixer, 2 Mart – 7 Nisan tarihleri arasında 16 sanatçıdan oluşan “Teşbihte Hata Olmaz” isimli sergi ile Eda Soylu’nun kişisel sergisi “Anneannemin Evinden Kalanlar”ı izleyiciyle buluşturuyor.

Hafza Kayb Memory Loss 35 x 27 cm. Mixed Media On Canvas 2014.lowres
Pemra Aksoy, Hafıza Kaybı, 2014. Tuval üzerine karışık teknik, 35 x 27 cm.

Teşbihte Hata Olmaz
Teşbih, iletişimin en eski ve yaygın ironi yapma araçlarından biridir. Kimi zaman söz
sanatını oluştururken, kimi zaman iğneleme ve yerme için gündelik dile yeni
olanaklar kazandırır. “Teşbihte hata olmaz” deyişi, bu günlük kullanımıyla konuşma
bağlamını korunaklı bir alana alır. Türk Dil Kurumu’nun “yeri geldiği zaman çirkin,
kaba bir benzetme ile anlatıma daha etkili bir hava verilmesi saygısızca bir davranış
değildir, kimse bundan alınmamalıdır” ifadesiyle açıkladığı bu deyiş aslında teşbihin
sınırlarına dair soru işaretleri uyandırır. Sözle yapılan ironi bu anlamda dilde
kıvraklığı gerektiren hassas bir alandır.

“Teşbihte Hata Olmaz” sergisi ise yazıya geçirilmiş sözün görsellikle birleştiği
noktalarda teşbihin kazandığı yeni anlamlara bakmayı hedefliyor. Sanatçının görsel
çalışmasını yazı ile pekiştirdiği imge zenginliklerini araştırıyor. Serginin doğası, ifade
etmek istediğini dolaylı yollardan aktarmayı seçen sanatçının teşbihte hata yapma
payını saklı tutuyor. Yazı ve renk, malzeme, ışık arasındaki paslaşmanın ön planda
olduğu çalışmalar, ironiye kazandırılabilecek yeni açılımların izini sürüyor.

Sergide yer alan sanatçılar; Emirhan Akın​, ​Pemra Aksoy​, ​Ruben Aubrecht​, ​Bengisu
Bayrak​, ​Merve Dündar​, ​Işıl Eğrikavuk​, ​Leyla Emadi​, ​Hallederiz İnş.​, ​Seçil Kınay​,
​Kome​t​, Alican Leblebici​, ​Furkan Öztekin​, ​Berkay Tuncay, ​Yeşim Us​, ​Denise Winter,
​Deniz Yılmaz.

***

Fotoğraf: Utku Atalay

Anneannemin Evinden Kalanlar
Eda Soylu
“Anneannemin Evinden Kalanlar”, Eda Soylu’nun gidenin ardında oluşan boşluğu, arkasında bıraktığı ev, eşyalar ve gölgeler üzerinden algılayabilme çabasıdır. Sanatçı, anneannesinin evinden kalan parçalar ile hafızada kalanları pekiştirirken, gideni eşyalar vasıtasıyla anmanın, eşyalarda aramanın şiirselliğini ortaya koyar.

Sanatçı, anneanne evlerinin ahengini inceler ve bu bütünlüğün içinde, gizliden gizliye duran erimiş perdelerin, seloteyp ile yapıştırılmış vazonun, çıkmış duvar kağıtlarının, sandalyenin kırılmış ahşap oymasının, çatlamış ama atılmamış tabakların varlığını gözlemler. Kırılganlık olarak tanımladığı bu anlara yer verdiği sergide, sanatçı içinde oluşan sızıya bir barınak arayışındadır.

Soylu, serginin meselesini şöyle ifade eder: “Giden, ardında büyük bir boşluk ve hüzün bırakarak gider. Bu durumun ağırlığı, aslında eve çoktan çökmüştür, ev başına geleceği bilir. Belki de ev, insandan daha önce hastalanmaya başlamış, biraz çürümüş, biraz eskimiştir. Onarılması da daha güçtür artık, bekler. Ev, içinde yaşayana, içinde yaşayansa evine benzemiştir artık, sahibine benzeyen mal misali bükülür. Bükük bir evin içinde yaşayan insanın yazgısı bellidir; gider. Zaman donar, ev ise kalakalır.”

Sanatçı, gölgedeki kıpırtının, gölgedeki yaşam belirtisinin peşinden gittiği bu sergide, eşyalar üzerinden teselliyi aradıkça ve teselliyi gölgelerde buldukça, hiçbir şeyin aslında kaybolmadığını ve hiç kimsenin aslında gitmediğini anlar. Gidenin çırılçıplaklığı, kendini savunamayışı ve arkasında bıraktığı kadar kalışı içinde “Anneannemin Evinden Kalanlar”, gölgeleri görebilmeyi umar.

Leave A Reply